Kamagra 100 mg kamagra 100
Generic Cialis Uk Kamagra Oral Jelly Uk Generic Viagra Uk Viagra Online Uk Cialis Online Uk Cheap Kamagra Uk
BAŞARI ÖYKÜLERİ
Seyda BORAN ZEYTINCI

1973 Yili Nisan ayinda dogdum. Annemler ben dogmadan Cebeci’de oturuyorlarmis, ben dogunca Etlige tasinmisiz. Genellikle Ankara’da oturmamiza ragmen tüm yazlari ve arasirada hafta sonlarini köyde geçirirdik. Babannem, Anneannem ve iki Dedem köyde, halam ise Almanya’daydi. Izine geldiginde önce Ankara'ya ugrar sonra hep birlikte köye geçilirdi.  

Annem çalismiyordu. Babam da bildigim bileli Devlet memuruydu. Sabah belirli saatte ise gider, aksamda servisle eve gelirdi. Abim benden dört yas büyük. Bizim Ilkokul ve Ortaokul  hayatimiz Etlik’te geçti. Ilkokulu; Etlik Ilkokulu ve Yalçin Eskiyapan Ilkokulunda bitirdikten sonra Ankara Anadolu Lisesini kazandim. Ilkokuldan sonra sinavlara giriliyordu o zaman. Tunç Dersanesine gitmistim. Yogun bir ders döneminden sonra sinavlara girip Ankara Anadolu Lisesinin Almanca Bölümünü kazandim. Bir yil hazirlik okudum. Yogun bir dönem oldu. Ögretmenlerimiz genelde Almandi. Fizik, Kimya ve Biyoloji derslerimiz bile Almancaydi. Okul Diskapi’daydi. Eve de yakindi. Yedi yilim bu okulda geçti. Daha sonra Or-An Sitesine tasindik.  

Liseyi bitirdikten sonra üniversite sinavlarina hazirlik basladi. Basari ve Zafer Dershanelerine gittim. Ayrica matematikten özel ders aldim. Bir sene yogun bir sekilde hazirlikla geçti. Fazla asilmamama ragmen Ankara Üniversitesi – Siyasal Bilgiler Fakültesi / Maliye Bölümünü kazandim. Güzel bir okuldu. Girince degerini daha çok anladim. Gerçekten çok kiymetli hocalarimiz vardi. Maliyeyi okumadan bir yil Ingilizce hazirlik okudum. Toplam bes senede bitirdim.  

Ilkokuldan baslayarak Üniversiteyi bitirinceye kadar yazlari hep köye giderdim. Tüm akrabalarimizin çocuklari; kuzenlerim, Ayse ablalar, Özlem ablalar, Onur, Hakan agabeyler herkes burada olurdu. Yaz tatilleri zevkli geçerdi. Büyükler genelde çalisirdi. Tarlaya, baga veya topalak toplamaya giderlerdi. Annem evde bazende tarlada, dedem ve babam tarlada çok çalisirdi. Bizim için ise hayat güzeldi. Baglarda kostururduk. Çillik’ta oynamaya giderdik, daglara çikardik. Çayin kenarina giderdik. Sami eniste çocuklari toplayip çaya yüzmeye götürürdü. Çok eglenirdim köyde. Anisi güzeldir benim için. Bütün yaz tatili boyunca 3-4 tane dügün olurdu. Kinaya, sennige, aksamlari da köy meydaninda erkeklerin oynamasini seyretmeye giderdik. Gençlik bu sekilde geçti.

Üniversite bittikten sonra is aramaya basladim. SPK, Hazine Müstesarligi, Maliye Bakanligi gibi yerleri istiyordum. Ama açilan ilk sinavlardan biri Ziraat Bankasinindi. Bankacilik okulu diye bir okulu vardi (Halen var). Sinav tecrübesi olur diye girmeye karar verdim. Girdim ve iyi bir puanla kazanip okula kabul edildim. 80-100 Kisi civarindaydik. Arkasindan mülakatlari oldu. Onlari da geçtim. Gelin baslayin dediler. Aniden oldugu için karar veremiyordum. En Azindan diger sinavlari da denemek istiyordum. Ama onlar henüz açilmamisti. Baslayayim, digerlerine de girerim, olursa geçis yaparim diye düsündüm ama, baslayis o baslayis. Bir sene okul sürdü. Üniversite gibi, dersler veriyorlar, yogun sinavlar oluyor. Derslere Deniz GÖKÇE gibi çok iyi ve ünlü ekonomistlerden Profesörler geliyordu. Gayet iyi bir okul oldugunu görünce bitirmeye karar verdim. Diger sinavlari da pas geçtim. 

Okul Yenimahalle’de idi. Yatili okudum. Tek basima bir odada kaliyordum. Yemek veriliyordu, temizligi yapiliyordu. Otel gibiydi. Babamlar için ilk ayrilik böyle baslamis oldu. Ilk baslarda kizmislardi, neden evde kalmiyorsun diye. Daha sonra kabullendiler. 

Okulu iyi bir derece ile bitirdim. Bundan dolayi hangi bölümü istedigime iliskin seçme hakki benim oldu. Uzman olarak ise baslayacaktik. En gözde bölüm olan Sermaye Piyasalari Müdürlügünü seçtim. O da Istanbul / Cagaloglu’ndaydi. Bu bölümde önce 3 aylik staja basladim. Staj sonunda buraya benimle beraber ayni dönemden gelen 10 kisi arasindan bir tek ben kabul edildim. Diger arkadaslar Istanbul ve Ankara’da baska bölümlere kabul edildiler. 

Sermaye Piyasalari Müdürlügünde ise basladim. IMKB’nin ilk seans salonudur. Hazine Piyasasindan tahvil, bono, repo gibi enstrümanlarlarla islem yapmaya basladik. Yardimci olan arkadaslarla isleri ögrenmeye basladim. 

Bir müddet çalistiktan sonra özel bankalar sinav açmaya basladi. O dönemde özel bankalar için  Ziraat Bankasinin uzmanlari bir yil bankacilik okulunda egitim aldigindan dolayi gerçekten çok degerliydi ve tercih ediliyordu. Birçok arkadasim yüksek maaslarla özel bankalara geçmeye basladi. O dönemde özel bankalarin müfettislik sinavlari açilmisti. Arkadaslarimin bir kismi da diger bankalara müfettis olarak geçiyordu. Bende denemek istedim. Müfettislik o zamanlar güzel bir meslek olarak görülüyordu. Müdürlüge kadar yükselirsin deniliyordu. 

Garanti Bankasinin sinavi açilmisti. Bende ona girmeye karar verdim. Iyi bir banka olarak bahsedilirdi. Müfettislik sinavinin ilk asamasini geçtikten sonra arkasindan daha pek çok asamasi geldi. Onlari da geçtim. Gelin baslayin dediler. Sermaye Piyasalari ile Müfettislik arasinda kararsiz kaldim. Müdürümle de konustuktan sonra 1998 yilinin Subat ayinda Garanti Bankasina Müfettis Yardimcisi olarak ise basladim. Önce 2-3 ay kadar egitim aldik. 

2 Yilin sonunda yetki denen sinava girdim ve kazandim. 3 Yilin sonunda da yeterlilik dedigimiz sinava girdim ve onu da kazanip Müfettis oldum. 1998 Yilindan 2006 yilina kadar müfettislik yaptim. Bu dönem boyunca Istanbul içi ve Turne dedigimiz Istanbul disindaki subelere teftise gittim. Yanimda muavinlerim oldu. Müfettislik hayatim boyunca 65-70 ‘e yakin sube, 5-10 tane de birim istirak dedigimiz sube disinda bankanin diger birimlerini denetlemisim. Benim için çok güzel tecrübe oldu. Güzel yillardi. Tek basina yasamanin disinda Istanbul disina yaptigim seyahatler özgüvenimi kazanmama sebep oldu. 

Teftiste uzun yillar geçirdigim için sabit görev isteme hakkim dogdu. Istege bagli olarak Genel Müdürlükte bir birim veya Sube Müdürü olmak gibi pek çok seçenek vardir. Istediginiz bir yer olmasi için biraz sabretmeniz gerekir. 2004 Yilindan itibaren sube müdürü olmak yönünde beklentim vardi. Bunu da teftis kurulu baskanligina iletmistim. 

Cagaloglu Sermaye Piyasalari Müdürlügünde tanistigim ve uzun yillar arkadaslik ettigim Cüneyt ZEYTINCI ile 2005 yilinda Istanbul’da evlendim. Dügünden bir hafta önce geleneklerimizi sürdürmek adina ve ayrica köydeki dügünleri çok begendigimden Köyde de güzel bir kina gecesi yaptik. Bolulu davulcularimizda geldiler ve çok güzel bir dügün yaptik. Istanbul’dan birçok arkadasimiz katildi. Hem dügünümüzü hem köyümüzü çok begendiler. 

2006 Yilinin Haziran ayinda da Barbaros Bulvari subesine müdür olarak atamamin çiktigini ögrendim. Çok sevindim tabii. Barbaros Bulvari Zincirlikuyu’ya baglanan önemli bir yerdi. Sube de yeni açilacakti. Her seyini bastan kuracaktim ve sistemimi oturtacaktim. Nisantasi’nda oturdugumdan subemde evime yakindi. 9 Ekim 2006 da 7 personelimizle subemizi açtik. Hayat bundan sonra subecilikle devam edecek. 

Ayni zamanda Mudurnu üzerinden yeni yolun açilmasindan dolayi bayramlarda ve firsat buldukça sik-sik köyüme gelmeye çalisiyorum. Buradaki evimiz de çok güzel oldu. Iki sene önce yaptirdik. Severek geliyorum. Kafami dinleyip, Stres atip, eski günlere özlem giderip, geçmisi yadedebiliyoruz. Abimle beraber bu bayramda da geldik. Gayet mutluyuz.


10/18/2008

« Geridön